|
Tweet | Tarih: 26-01-2026 21:26 |
Müslümanların seküler hukuka yönelttiği eleştiriler neden bu kadar cılız, neden bu kadar etkisiz?
Çünkü acı bir gerçek var:
İslam hukukunu bildiklerini sanıyorlar ama aslında ne bildiklerini bilmiyorlar.
Bu cehalet değil.
Bu, bilince varmama hâlidir.
Metni ezberlemişlerdir ama aklı kaybetmişlerdir.
Hükmü bilirler ama mantığını düşünmezler.
Ve daha kötüsü:
İslam hukukunu hayatın dışına sürmüşlerdir.
•••
İslam Hukuku Hayattan Kopuk Değildir, Müslümanlar Kopuktur
İslam hukuku “tarihte kalmış” değildir.
Onu tarihe hapsedenler,
onu sadece fetva defterine sıkıştıranlardır.
Seküler hukuku eleştirirken bile
seküler devletin diliyle konuşan Müslüman,
aslında baştan teslim olmuştur.
Çünkü kendi hukuk aklını işletmeyen biri
başkasının hukukunu yıkamaz.
•••
Kısas Meselesi: İki Hukuk Arasındaki Uçurum
Bu zihinsel iflas en net biçimde kısas meselesinde ortaya çıkar.
İslam’a göre:
•Canın maliki Allah’tır.
•İnsan bedeni devletin de, bireyin de mülkü değildir.
•Cinayet bir “kamu düzeni ihlali” değil, hak gaspıdır.
•Bu yüzden maktulün yakınları yargılamanın merkezindedir.
•Affetme, kısas ya da diyet konusunda irade sahibidirler.
Çünkü adalet,
mağdur yok sayılarak kurulmaz.
•••
Seküler Hukukun Büyük Sahtekârlığı
Seküler hukuk ne yapar?
Her suçu devlete karşı işlenmiş sayar.
Devlet sahneye çıkar,
“Ben mağdurum” der.
Cinayet işlenir,
öldürülen insan geri planda kalır.
Maktulün yakınları?
Onlar sistem için bir “detaydır”.
Gerekirse dinlenir,
rahatsız ederse susturulur.
Devlet,
hiçbir şeyin gerçek maliki olmadığı hâlde
her şeyi sahiplenir.
Bu nasıl bir adalettir?
•••
Asıl Çelişkiyi Görüyor musunuz?
Her şeyin gerçek maliki olan Allah:
•Mağdura söz verir,
•yakınlarına yetki tanır,
•adaleti vicdanla birlikte düşünür.
Hiçbir şeyin gerçek maliki olmayan modern devlet:
•Her suçu kendine karşı işler sayar,
•mağduru araçsallaştırır,
•sonra bir dosya parçası gibi kenara koyar.
İnsan önce “kamu adına” sahiplenilir,
sonra yargılamanın dışına atılır.
Adalet prosedüre,
acı istatistiğe,
vicdan ise sisteme tehdit sayılır.
•••
Hangisi Evrensel, Hangisi Zorba?
İslam hukukunun mantığı:
•Emanet bilincine dayanır.
•İnsan onurunu merkeze alır.
•Adaleti sadece ceza değil, onarım olarak görür.
Seküler hukuk ise:
•Devleti kutsar,
•insanı ezer,
•düzeni adaletin önüne koyar.
Ve ironik olan şudur:
“Evrensel” diye sunulan hukuk,
insanı değersizleştirirken
“tarihi” diye küçümsenen hukuk
insanı merkeze alır.
•••
Asıl Soru Şu
Müslümanlar neden bunu söyleyemiyor?
Çünkü İslam hukukunu:
•bir akıl olarak değil,
•bir sistem olarak değil,
•bir alternatif olarak değil,
sadece geçmişin hatırası olarak görüyorlar.
Eğer bu hukuk mantığı gerçekten kavransaydı,
bugünün pozitif hukukunun derin arızalarına
sadece itiraz değil, model sunulurdu.
Ama bunun için
önce şu gerçekle yüzleşmek gerekir:
Bilgi var.
Cesaret yok.
Bilinç yok.
Ve bilinç yoksa,
adalet de sadece bir süs kelimesidir.