|
Tweet | Tarih: 21-02-2026 02:13 |
Washington’da gerçekleştirilen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısı, savaş sonrası Gazze’nin geleceğine ilişkin kritik bir eşik niteliği taşımaktadır. Toplantıda Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yer alması, Ankara’nın sürece yalnızca söylemsel değil, yapısal düzeyde de dahil olma iradesini ortaya koymuştur.
Toplantının merkezindeki temel soru şudur Gazze savaş sonrası nasıl yönetilecektir?
Çünkü Gazze’de yaşanan kriz yalnızca askeri bir çatışma değildir. Bu süreç; derin bir insani yıkım siyasi meşruiyet boşluğu, güvenlik sorunu ve bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği çok katmanlı bir kriz alanı üretmiştir. Dolayısıyla mesele, ateşkesin ötesinde bir düzen kurma meselesidir.
Türkiye’nin verdiği mesaj, Gazze’nin güvenliğinin istikrara bağlanması, yeniden inşa sürecinin uluslararası hukuk temelinde yürütülmesi ve iki devletli çözüm perspektifinin korunması yönündedir. Bu yaklaşım, krizi yalnızca yönetmeyi değil; kalıcı bir çözüm zemini inşa etmeyi hedeflemektedir.
Savaş sonrası yönetilebilirlik; güvenlik mimarisinin kurulması, sivil altyapının yeniden inşası, siyasi temsil mekanizmalarının güçlendirilmesi ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesiyle mümkündür. Aksi halde geçici ateşkesler, kalıcı istikrarsızlık üretmeye devam edecektir.
Washington’daki toplantı bu nedenle yalnızca diplomatik bir temas değil; Gazze’nin geleceğine dair sorumluluk testidir. Barış, silahların susmasıyla değil; meşru ve sürdürülebilir bir düzenin kurulmasıyla anlam kazanır.
Ayşenur TOKSÖZ